
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Oysa her hipoglisemi mutlaka insülin direncinin varlığı anlamına gelmiyor, her kilo problemi insülin direncinden kaynaklanmıyor.
İnsülin direnci ile ilişkili kilo sorununa daha çok göbek-karın-bel genişliğinin arttığı, bacak-kalça bölgesinin ince kaldığı durumlarda rastlanıyor. ınsülin direnci ile ilişkili hipoglisemiye yemek sonrasında ortaya çıkan uyku hali, yorgunluk, terleme şikayeti olanlarda rastlanıyor. Yani doğru bir teşhis çok önemli.
İnsülin direnci tanısı koymak için önce kanda insülin ve şeker seviyelerini belirlemek gerekiyor. Yani açlık ve tokluk insülin-şeker seviyelerini saptamak çok önemli. Açlık insülini 10 üniteden, özellikle 15 üniteden fazla, tokluk şekeri yüksek ya da hipoglisemikse, bu veriler insülin direncini matematiksel olarak da doğruluyor. Ayrıca insülin direncini özel bir formülle de (HOMA-IR) hesaplamak mümkün.
DİRENÇ NASIL AZALTILIYOR?
En etkili tedavi, kilo vererek elde ediliyor. Kilo vermek için düşük glisemik yükü olan besinlerin seçilmesi gerekiyor. Yoksa insülin seviyesi düşmüyor, verilen kilolar kısa süre sonra yeniden alınıyor. Hem de fazlasıyla!
İnsülin seviyesini azaltmak için destek olarak kromdan faydalanmak mümkün. Günde 200-400 mg kromium pikolinot faydalı olabiliyor ama krom desteğinin gücünü fazla abartmamak gerekiyor. Tarçın da etkili bir insülin direnci azaltıcısı. Tarçının insülinin kullanımını kolaylaştırdığı, insülin-şeker dengesini iyileştirdiği kabul ediliyor. Günde 2-3 çay kaşığı toz tarçın istenen yararı sağlıyor.
En etkili çözüm, reçeteli ilaçlarla sağlanıyor. Metformin, akarbuz, glitozon en sık kullanılan reçeteli ilaçlar. Özellikle metformin çok tercih ediliyor. Bu ilacın (ve diğerlerinin) doktor kontrolü altında kullanılması gerekiyor.
Egzersiz özellikle büyük kas gruplarını çalıştıran aerobik egzersizlerin de etkili birer direnç çözücü oldukları kesin! Özellikle haftada 4-5 kez tekrarlandıkları ve 30 dakikadan daha uzun yapıldıklarından başta yürüyüş olmak üzere her türlü aerobik egzersiz kas dokusunun insüline yanıtı iyileştiriyor.
İnsülin direncinin fazla kiloluluk ve obezite dışında hipertansiyon, diyabet ve aterosklerotik kalp hastalığı ile de ilişkili olduğunu hatırlatalım.
Kimler risk altında?
Eğer karın-göbek-gıdık-boyun, yani bedenin üst kısmından kilo alan biriyseniz ve;
* Ailenizde orta yaş diyabeti sık görülüyorsa
* HDL kolesterolünüz çok düşükse (< 40 mg)
* Karaciğer yağlanması öykünüz ve karaciğer enzimlerinizde (SGT-SGPT-GGT) yükselme varsa
* Hipertansiyonlu biriyseniz
* Tokluk şekeriniz yüksek veya HbA1c değerleriniz yüzde 6,2 mg.’dan fazla ise
* Ailenizde erken yaşlarda kalp krizi ve/veya felç geçirenler varsa
* Gut atağı geçirmişseniz, ürik asidiniz yüksekse
* Tüylenme, sivilcelenme, adet düzensizliği öykünüz varsa (genç kız ve kadınlar)
* Gebelik diyabeti hikâyeniz varsa
* Yemekleri takiben hipoglisemi atakları yaşıyorsanız, kilo sorununuz ve/veya hipoglisemi ataklarınız insülin direnci ile ilişkili olabilir, aklınızda olsun!
Akşamları atıştırmayı sever misiniz?
Akşam saat 20:00’den sonra sürekli abur cubur yeme alışkanlığı olanlara öneriler…
Ne yerseniz daha az zararlı olur?
Her gün bir-iki değişiklik yaparak kendinizi tanıyıp ve değişiyorsunuz. Akşam atıştırmaları çok sevilen bir ara öğündür. Kahvaltı ile öğle yemeği arasında pek açlık hissetmeyiz.
Öğleden sonra vazgeçilmez beş çayımız vardır. Bir de akşam yemeğini yedikten sonra yine çayın veya kahvenin yanına eklenen abur cuburlar…
Televizyonda sevdiğimiz diziye kendimizi kaptırmışken, çok heyecanlı bir film izlerken, ders çalışırken, sohbet ederken bir yandan bir şeyler atıştırarak keyif aldığımız anlar ne kadar çoğalırsa, işler de o kadar zor demektir!
Sevdiğiniz aktiviteleri özellikle azaltmadan devam etmeniz, fakat bunların yanındaki abur cubur miktarını da özellikle azaltmanız gerekiyor. Akşam atıştırmalarını önlemek için;
* Asla ara öğünleri atlamayın
* Aralarda meyve, kuru yemiş (önerilen miktarda), yağsız tost veya sandviçler, süt-yoğurt tüketin
* Kahvaltı ve öğle yemeğinde mutlaka tahıl, et, sebze tüketin
* Akşama sebze-salata, yoğurt yiyin
* Akşamüzeri (yemekten 2 saat önce) mutlaka ara öğün tüketin
* Akşam yemeğinden 1-2 saat sonra meyve tüketin
* Akşam bol bol açık çay, bitki çayı ve su için
* Bol bol sohbet edin!

